ABDALOĞULLARI Boyunduruğa Koşulan Maral

29 Mayıs 2012

              Bu sülalenin bilinen en büyük atası De Abdal’dır. Revan’a bağlı Diyan köyünde doğdu orada yaşadı ve öldü. Evlilik çağına geldiğinde Şahzade isimli bir hanımla evlendi. Fakir biriydi, bir çift öküzü varmış ve bir gün bir alacaklı gelir ve bu öküzün bir tanesini götürür. Bunun üzerine Abdal kara kara düşünmeye başlar o sıra öküzün biri olmadığı için öküzlere takılan boyunduruğun bir ucu yerdedir. O zaman Allah’ın hikmetiyle bir erkek geyik (Maral), gelir ve boyunduruğun boş kalan yerine durmuş, komşunun biri bunu görür ve ona derki Allah sana hediyede bulundu onu boş kalan yere koş, Abdal bunun üzerine o geyiği boş kalan yere koşar. Ekim işini bitirdikten sonra Diyanın arkasında bulunan Eleyz (Alagöz) dağına doğru üç kez götürüp oraya bırakır ancak Maral her seferinde geri gelir âlimler götür bırak gitsin der, sonunda Maral gider. Ama Abdal buna çok üzülür.  Abdal’ın hanımı Şahzade’den İbrahim ve isimleri bilinmeyen bir oğlu ve bir kızı olur. Abdalın çocukları daha sonra Güllübulak köyüne yerleşir. İbrahim’in Abdal, Abdullah, Ali, Muhammed adlı çocukları oldu. Bu sülalenin en bilinen en büyük atası De Abdal muhtemelen 1700’lü yılların sonlarında yaşamıştır. Oğlu İbrahim ise muhtemelen 1700’lü yılların sonları 1800’lü yılların başında doğmuş ve 1800’lü yılların ortasına kadar yaşamış olmalı.  

 Editörün Notu:Abdal Arapça kökenli bir kelime olup “Bedel ve bedil” kelimelerinin çoğuludur, ancak sözlükteki manası olan “Birbirinin yerine geçen” olarak değil tasavvufi bir anlamı olup “bilge kişi, hikmet sahibi” demektir. Tarikat ve Tasavvuf düşüncesinin hayli yaygın olduğu dönemlerde gerek Sünni gerek Şii mezhebinden olanlar bu tür isimleri çocuklarına çokça koyarlardı. Maral kelimesi ise bugün İstanbul Türkçesinde kullandığımız Meral olmaktadır. Dağlık arazilerde yaşayan evcil geyikler Alpler’den Rusya’nın sıradağlarına kadar yaşamış ve insanoğlu onu evcilleştirip daha çok taşımacılık ve araç sürmede kullanmıştır. Âşık Ziyaddin YILDIRIM’ın anlattığı ve sülalesinin bilinen en büyük atası Abdal’ın borcuna karşılık el konulan öküzünün yerine geldiği söylenen geyik büyük ihtimalle o zamanlar Kafkaslar yöresinde nadirde olsa yetiştirildiğini gösteriyor. Azeri Türkülerinde Maral teması çokça işlenir ve “Azerbaycan Maralı” türküsü bu bağlamda hayli büyük bir şöhrete sahiptir. Abdal’ın geyiği doğal ortamına bırakmasına rağmen her seferinde geri gelmesi geyiğin evcil olduğunu gösteriyor. Bu tür kerametlerin olduğu inancı o dönemin insanında bulunmaktaydı ve nesilden nesile bu şekil aktarılmıştır.

     http://oguzlukoyu.com/default.aspx?id=57

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: