İSPİR YAYLALAR VE MEY-RAM (MEYD-RAM)Yaylalarımızın yaşantımızda özel bir yeri vardır. YAYLA; Hayvan yaylamanın onların sütlerin semiz öbeğinde, otlağın ortasına muvakkat olarak kondurulmuş olan yerdir. İfade olarak belki böyle, gerçeği ayrı bir yaşamdır.Her yıl bahar kulağı göründü mü aman ALLAH’ım tatlı bir telaşe alır herkesi, birkaç ay olmuş yaylara ineli ama, sanki birkaç asır olmuş…Yeniden yaylalar için hazırlıklar yapılır.Ama ne hazırlık…Çobanlar davarın zillerini kontrol eder eksiği gediği var mı? Bağımı yok, dilimi düşmüş hemen eksikler tamamlanır. Şaşortlar (yayla kadın) yatakları yıkar elbiselerde yırtık sökük varsa diker, gün gelir çatar barhana yüklenmiş helva pişmiş yoğurdun süzmesi atın tayında enval çeşit azık alınmış ahali bir soluk yaylaya varmak için sabırsızlaşır. Aşığın mahbununa kavuşması gibi… azıkta neler yok ki?Kavut unundan pişmiş hınçoş peynirli yumurtalı haris ince yeşil çileği soğan daha neler neler. Civil peynir soğikli minzi dut pekmezi v.s.Çobanların ihtişamı daha bir ayrı ziller gümbürder. Tulum feryat eder. Oğlak, kuzu sesi birbirine karışır buzağılar geri kaçar çocuklar yorulur ağlar öte yandan göç kervanı kazanlar hışırdar at kişnemesi hengame gürültü sürüp gider.Yaylaya varılır bir gün önce işsiz olan koca sultan dağlar bir günde bayram yerine dönmüştür. Köpekler boğuşur. Öküzler böğürür ses şamata mal mul sağılır. Kanlar sütleri makineye çekmeye erkekler et kesmeye çünkü işler bittikten sonra “yayla çıkımı herfenesi”vardır. Gece sabaha kadar tulumla Türküyle eğlence olacaktır.Öyle traktörle ratosla biçer döverle değil: adeta İspir halkıyla özdeşleşmiş cefakâr orakla!Rençberliğin bir an önce bitmesi lazım. İki ay sonra Mey-RAM şenliği olacak.Biter mi gardaşım koca bayırlar orağın burnu ile biter biter, azime ne dayanır.Eskiler yayla çıkımına “YAYLA ÇIKIM HERFENESİ” yayla inimine “MEY-RAM” demişlerdir.Meyram şenlikleri eskiden törelerimize göre üç gün görermiş birinci gün yolculuk ikinci gün oturak (konaklamak) üçüncü gün dönüş, eskiden Meyrama yüzlerce atlı çift davul zurna birkaç tulumcu katırlar yükü nevale ile giderlermiş şenliklerde atılan merminin haddi hesabı yokmuş.Gerçi biz gençlere bu mitolojik anlatım gibi geliyor ama geçtiğimiz yıl tanık oluduğum, seksenlik bir yatalak hasatta olan dedenin benim tulumun sesini duyunca eski hemşin oynamasını türkü söylemesini görünce İspir’in insanının sırrını keşfetmek için daha çook ekmek yememiz gerektiğine inanıyorum.Mey-ram geleneğini son yallarda bazı aydınlarımız bilmeden de olsa değişik anlam vererek dışlasalarda bu şenliğin Orta Asya’dan Anadolu bozkırına kadar bütün yaylalarımızda aynı tarihlerde değişik isimler ile yayla inim şenlikleri düzenlenmektedir.Mesela geçtiğimiz yıl TRT-2 programında kültür penceremiz isimli belgesel programda Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kafkasya ellerinde aynı tarih 26-27 Ağustos tarihlerinde aynı isim “Mey-RAM” ismiyle kutlandığını gözyaşlarıyla izledim.Ne diyelim aslımızı neslimizi, kültürümüzü, tarihimizi unutturanlar utansın.1-Mey-Ram kelimesinin kökeni meyd kelimesinden türediği Ebul Gazi efendinin büyük lugatı ve Kaşgarlı Mahmud’un kamusunda velirtilmiştir. (İstanbul kitap sarayı) MEYD: sallanmak, eğlenmek, zahire toplamak, yayla inimi kırba (tulum) çalmak demek ve yine Ebilgazi’nin rivayetine göre bu eğlencenin ismi Türk topluluklarının İslamla şereflenmesine kadar geçen zaman diliminde meyd olduğu daha sonra Ram kelimesinin eklendiğini öğrendik.RAM: boyun eğmek, intisap etmektir.http://www15.brinkster.com/dadasmaksut/senlik.htm
Arşiv 'Boğa Güreşleri'Kategori
İspir-Şenlik ve Bayram’a başka bir yorum
25 Ocak 2007Boğa Güreşleri
25 Ocak 2007Boğa GüreşleriHer yıl Artvin’ın Kafkasör yaylasında yapılan ananevi boğa güreşlerini duymayan pek azdır. Boğa güreşlerinin nerede, ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmese de bu güreşlerin ilk defa Barhal yöresinde yapıldığına dair bazı anekdotlara rastlanmaktadır. İlk olarak Kalatvan ve Didvake de yapılan boğa güreşleri çok çekişmeli geçer. Boğa sahipleri, bir yıl özenle beslediği boğasını iddialı bir şekilde arenaya sürer. Boğasından beklediği rakibini yenip pehlivan olmasıdır. Böylece kendiside verdiği emeğin boşa gitmediğini ve pehlivan boğa yetiştirmenin gurunu taşıyacaktır. Çok çekişmeli geçen bu ilk boğa güreşleri yöre insanı için artık yeni bir tutku olmuşur. Böylece boğa besleyen aileler çoğalır. Boğalarının formdan düşmemeleri için yıl on iki ay boğalarını özenle beslemektedirler. Boğa besleyip şampiyon yetiştirmek önemli bir meziyet haline gelmiştir. Bu tutku artık herkesi sarmış ve böylece boğa güreşlerinin hikayesi başlamıştır…
İbrahim Eren’in bize anlattığı bilgilere göre ise Barhal da boğa güreşlerinin gelişmesi aynen şöyledir. “Kalatvanın baş pehlivanı Vakiyat Kamil Efendi’nin boğası. Didvakenin pehlivanı ise Karaca Ömer Çavuşun boğasıdır. Her iki boğa sahibi de boğalarına iyi bakmakta ve çok güvenmektedirler. Köyün ileri gelenleri bu iki boğayı güreştirme fikrini ortaya atar. …”Bu boğaları gelin bir güreştirelim de millet güreş seyretsin bari…”derler.
Bir Cuma günü Raziya Ömer Hocanın Kimsol da ki tarlasında bu iki pehlivan boğa güreştirilir. Bu iki pehlivan boğa, burada çok iyi bir güreş çıkarır. Vakiyat Kamil Efendi nin boğası Karaca Ömer Çavuşun boğasını yener. Bunun üzerine ertesi yıl aynı yerde bu iki boğa tekrar kapışır. Yine Kamil Efendinin boğası galip gelir. Boğa güreşlerine katılım gittikçe çoğaldı. Bu güreş alanı artık yeterli gelmeyince güreşler, Lazgil mahallesine ardından da Maçhetler’deki tarlalara taşındı.
Besili boğaların artması ve civar köylerden katılımların da eklenmesiyle boğa güreşleri, daha tertipli yapılır oldu. Mülki amirlerden izinler alınıp, teberrulu biletler bastırıldı. Artık yaşlılar, hanımlar ve çocuklar hariç seyircilerden bilet ücreti alınmaya başlandı. Seyircilerden elde edilen hasılatla da köyün çeşitli ihtiyaçları karşılandı. Bu para daha çok Okul, Cami, Kurs Yol ve Köprü gibi yerlerin yapımı yada onarımına harcandı. Ayrıca bu gelirin bir kısmı da güreşen boğaların sahiplerine verildi…” Boğa güreşleri sanıldığı yada yanlış yansıtıldığı gibi hayvanlara eziyet verilerek yapılan bir eğlence değildir. Burada yapılan boğa güreşlerinin esas gayesi, daha öncede bahsettiğimiz gibi boğaların yaylalarda kendi başlarına kaldığında güreşip birbirlerine zarar vermemeleri için yapılmıştır. Tanışma merasimi dedikleri insanların kontrolünde yapılan bu güreşlerde güreşen boğalar, dağda tekrar güreş tutuşmayacaktır. Çünkü boğalar, kendi güçlerini bu uygun zeminde denemiş olacaktır. Güreşi kontrol eden saha hakemleri ve boğa sahipleri, kesinlikle boğaların güreş esnasında birbirlerine öldürücü yada ağır yaralayıcı darbeler atmasına müsaade vermemektedirler. Netice itibariyle boğa güreşlerinin yapılması boğaların zarar görmesi yada ölümüyle sonuçlanması için değil, tam tersi birbirlerini yaralamaması ve zarar görmemesi için yapılmaktadır. Boğa güreşleri zamanla gelişerek bölgede etkinliğe dönüşmüştür. http://www.barhal.com/Icerik.asp?ID=9
Kafkasör
25 Ocak 2007Güreşe doydular
Üç gün süren Kafkasör Şenlikleri’nde yapılan karakucak ve boğa güreşleri, büyük ilgi gördü. Her yıl geleneksel olarak kutlanan ve üç gün süren Kafkasör Şenlikleri, karakucak güreşleri ile sona erdi. Çeşitli dallarda yapılan güreş müsabakalarına 12 siklette toplam 81 güreşçi katıldı. Birinciliği Erdal Taşçı alarak baş pehlivan oldu. Güreşlerde çeşitli hediyeler, madalyalar ve toplam 1 milyar 140 milyon para ödülü dağıtıldı. Boğa güreşleri de büyük heyecana sahne oldu. Deste, ayak, küçük orta, büyük orta, başaltı ve başboğa dallarında yapılan güreşlere 64 boğa katıldı. Birincilerin sahiplerine para ödülü verildi. Birinci olan boğa sahiplerinin isimleri şöyle; Deste; Mevlüt Güzel, ayak; Hasan Öztürk, küçük orta; Mehmet Kurnaz, büyük orta; Hasan Öztürk, baş altı; Ramiz Tosun, baş boğa ise Yavuz Seçkin’in 23 nolu boğası kazandı. Şenliklerde konuşan Belediye Başkanı Emin Özgün, Kafkasör Ağası Nuri Kemal Demirel ve Vali Vekili Veysel Tiryaki, şenlikler sayesinde sevgi ve kardeşliğin pekiştiğini, gurbette olanların memleketlerine gelerek hasret gidermelerine vesile olduğunu belirttiler. (Yavuz Yılmaz)
http://212.154.21.40/2001/07/03/karadeniz/karadenizdevam.htm
Ayder’de festival coşkusu
25 Ocak 2007Ayder’de festival coşkusuBu yıl 6.sı düzenlenen geleneksel Ayder Turizm Festivali birbirinden ilginç görüntülere sahne oldu. Seyircilere saldıran boğalar bir kişinin ağır yaralanmasına neden oldu. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi Ayder Yaylası’nda geleneksel olarak düzenlenen boğa güreşleri ve turizm festivali, bu yıl da birbirinden ilginç görüntülere sahne oldu. Çorap Örme, tulum çalma ve 05–08 yaş mahalli kıyafetli küçüklerin katıldığı güzellik yarışması’nın yanısıra ödüllü boğa güreşlerinin yapıldığı Ayder Yaylası’ndaki festivale on bine yakın kişi katıldı. İki gün süren festivalin ikinci gününde yaşanan tatsız kaza, festivalin coşkusuna gölge düşürdü. Orta boy güreşleri esnasında seyircilerin bulunduğu bölüme saldıran boğalar bir kişinin ağır şekilde yaralanmasına neden olurken güreşleri bir süre sekteye uğrattı. Güreşi kaybeden boğa, seyircilerin arasına dalınca 25 yaşındaki Engin Kuyumcu adlı vatandaşı önce boynuz ardından da ayak darbeleriyle ağır şekilde yaraladı. Rize Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Engin Kuyumcu’nun hayati tehlikesi bulunmadığı bildirildi. Tulumlar yarıştıTürkiye’de sadece Hemşin’de düzenlenen ve yöreye özgü kıyafetli 05 ile 08 yaş arası minik kız çocuklarının katıldığı güzellik yarışmasında Merve Büyük birinci gelerek cumhuriyet altını ile ödüllendirildi. En güzel örme çorapların da yarıştığı festivalde birinciliği Oya Parlak kazandı. Yörenin en iyi tulum çalan sanatçıların katıldığı ve jürinin zorlandığı Tulum Çalma yarışmasında ise birinciliği Yılmaz Birben kazandı.Boğalar nefes kestiFestivalin en ilgi çeken etkinliği boğa güreşleri bu yıl da nefes kesti. Ayak, ortaboy, başaltı ve baş olmak üzere dört kategoride gerçekleştirilen yarışmalarda boğa sahipleri altına boğuldu. Ayak kategorisinde Hasan Öztürk, Ortaboyda Mustafa Kesici, Başaltında da Saim Güney’e ait boğalar birinci gelirken, baş kategorisinde Artvin Murgul’dan yarışmaya katılan İlyas Ciniviz’e ait boğa birinci geldi. http://212.154.21.40/2000/07/13/karadeniz/karadenizdevam.htm
Aydın-İncirliova’da da Boğa Güreşleri yapılıyor.
25 Ocak 2007Aydın-İncirliova’da da Boğa Güreşleri yapılıyor.http://www.incirliova.org/alfa/turizm.htm
Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali
25 Ocak 2007Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali : Her yıl Haziran ayının 4. Haftası boyunca geleneksel olarak düzenlenen festivalin ilginç yanı Boğa Güreşleridir. İlin her yanında getirilen boğalar boyun kalınlığına göre sınıflandırılıp güreştirilir.
Bu güreşler yapıldığı tarihten itibaren , boğaların zarar görmemesi ve herhangi bir şekilde eziyete uğramamaları için dikkat edilmekte ve belirli kurallar uygulanmaktadır. Güreş sırasında güçsüz görülen boğa arenadan çekilmesi halinde yenik kabul edilir, güreş meydanında ayrılan bölümden ilgililerce uzaklaştırılır. Böylece Kafkasör Boğa Güreşleri, kendi kuralları içinde güç gösterisi olarak bir spor ve şenlik ortamına dönüşür.
Dünyada bir eşinin daha görülmediği ve duyulmadığı bu güreş türü yöreye özgü kalıcı özellikleri de beraberinde getirmektedir.
http://www.artvin.gov.tr/detay.php?ID=td_5
Artvin Yayla Şenlikleri
25 Ocak 2007Boğa güreşleri, karakucak güreşleri, folklor gösterileri müzik eğlence programları gibi çeşitli etkinliklerden oluşmaktadır. Her yıl Haziran ayının 3. haftasında düzenlenen ve seyredenlere unutulmaz anlar yaşatan bu güreşlerin kısaca tarihi oluşumu şöyledir ; Eskiden Artvin ve çevresinde oturan halk yaylacılık, geleneğine uyarak her yaz yaylaya gitmek üzere yola çıkar Kafkasör’de mola verilerdi. İşte bu mola esnasında bir birine yabancı boğalar dövüşmeye başlarlarmış. Bu olay boğa güreştirmek geleneği haline gelir ve günümüze dek devam etmektedir.http://www.geocities.com/karadenizim/artvinyayla.html Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali : Her yıl Haziran ayının 4. Haftası boyunca geleneksel olarak düzenlenen festivalin ilginç yanı Boğa Güreşleridir. İlin her yanında getirilen boğalar boyun kalınlığına göre sınıflandırılıp güreştirilir.
Bu güreşler yapıldığı tarihten itibaren , boğaların zarar görmemesi ve herhangi bir şekilde eziyete uğramamaları için dikkat edilmekte ve belirli kurallar uygulanmaktadır. Güreş sırasında güçsüz görülen boğa arenadan çekilmesi halinde yenik kabul edilir, güreş meydanında ayrılan bölümden ilgililerce uzaklaştırılır. Böylece Kafkasör Boğa Güreşleri, kendi kuralları içinde güç gösterisi olarak bir spor ve şenlik ortamına dönüşür.
Dünyada bir eşinin daha görülmediği ve duyulmadığı bu güreş türü yöreye özgü kalıcı özellikleri de beraberinde getirmektedir.
http://www.artvin.gov.tr/detay.php?ID=td_5 Aydın-İncirliova’da da Boğa Güreşleri yapılıyor.http://www.incirliova.org/alfa/turizm.htm
Borçka’da boğa güreşleri nefes kesti
25 Ocak 2007Borçka’da boğa güreşleri nefes kestiBoğa güreşlerinin ikincisi Borçka’da yapıldı. Akpınar Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından Akpınar köyü yararına bu yıl üçüncüsü düzenlenen boğa güreşlerine, civar ilçe ve köylerden gelen 57 boğa katıldı, yaklaşık 5 bin kişi izledi. Altı kategoride yapılan güreşlerde boğa sahiplerine toplam 5 milyar liralık para ödülü dağıtıldı. Yöresel sanatçı Mustafa Sırtlı’nın türküleri eşliğinde halay çekti. Murgul ilçesinden geçen yılın Kafkasör şampiyonu olan Zaim Güney’in boğası, başboğa ödülü olan 1 milyar 300 milyon liralık parayı aldı. Yavuz Yılmaz, Artvin, cha 06.05.2003 http://www.zaman.com.tr/2003/05/06/karadeniz/h12.htm
Yayla Turizmi-Doğu Karadeniz
25 Ocak 2007AA28 Nisan — Dağ ve yayla turizmine, bu yıl geçmiş yıllara oranla daha fazla yerli ve yabancı turistin ilgi göstermesi bekleniyor. www.karadeniztatil.com
Trabzon Turizm İl Müdürü Volkan Canalioğlu, Doğu Karadeniz’de özellikle Trabzon’da dağ ve yayla turizminde altyapı olarak önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti. Trabzon’da 3 adet yayla kentin yerli ve yabancı turistlerin hizmetinde olduğunu dile getiren Canalioğlu, şöyle devam etti: “Bu tesisler sayesinde yöremizi ziyaret edecek turistlere doğayla baş başa bir tatil geçirme imkanı sunuyoruz. Böylelikle şehrin sıkıntı ve stresinden uzak bir ortamda tatillerini geçirebiliyorlar. Ayrıca ilimize yaylaları gezmek için gelecek turistlere çeşitli alternatifler de sunuyoruz. Bu konuda çok sayıda çalışmamız var. Bunların başında yöresel yemekler, el sanatlarımız, yayla şenliklerimiz ve ev pansiyonculuğu, köy turizmi projelerimiz gelmektedir.”
Canalioğlu, yörede ayrıca cip safari, doğa yürüyüşleri gibi alternatifleri de yerli ve yabancı turistlerin hizmetine sunulduğunu belirterek, “İlimizde yayla turizminin yanı sıra Düzköy İlçesi’nde bulunan Çal Mağarası da turistlerin gezebileceği yerler arasında geliyor. Böylelikle artık Gümüşhane’nin Karaca Mağarası’nı ziyaret etmek için yöremize gelen turistler Çal Mağarası’nı da ziyaret edecektir” diye konuştu
.
YAYLALARDA ŞENLİKLER BAŞLIYOR
Türkiye’nin dağ ve yayla turizmi bakımından önemli merkezlerinden Doğu Karadeniz’de, mayıs ayının ilk haftasından itibaren onlarca yaylada şenlikler başlayacak.
Doğu Karadeniz’in hayvancılığa elverişli bol otlaklı yaylalarında, yıllardır süregelen şenlikler, bu yıl da yaz boyunca sürecek. Yörede, Mayıs ayının ilk haftasından itibaren, kadınlar, erkekler düğün-tören giysilerini giyip, sığır ve buzağılar “çırnak” ve “kelek” denilen çanlar takılıp süslenerek yaylalara göç başlıyor. Yaylalara ulaşan vatandaşlar, buralarda çeşitli şenlikler düzenlenerek, hem bir geleneği sürdürüyor hem de mutlu anlar yaşıyor.
Doğu Karadeniz’de bu yıl yapılması planlanan yayla şenlikleri şöyle:
Gümüşhane: Ayazma (20 Mayıs), Dörtkonak Köyü (Temmuz ayının 2. haftası), Kadırga (Temmuz ayının 3. haftası), Kazıkbeli (Haziran ayının ilk Çarşamba günü), Zigana (Temmuz ayının 2. haftası), Kuşburnu Pestil Turizm Festivali (28-30 Ağustos), Alitaşı Tuzlam Şenlikleri (Temmuz ayının ilk haftası)
Artvin: Murgul Boğa Güreşleri (2 Mayıs), Artvin Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali (17-20 Haziran), Aydın Köyü Yayla Şenliği (3-4 Temmuz), Arhavi Kültür ve Sanat Festivali (10-11 Temmuz), Ardanuç Karakucak Güreşleri (24-26 Temmuz), Şavşat Sahara Şenlikleri (1-2 Ağustos), Salikvan Yayla Şenlikleri (5-9 Ağustos), Yusufeli Geleneksel Karakucak Güreşleri (30-31 Ekim) http://www.ntvmsnbc.com/news/212900.asp