Arşiv 'Dergiler'Kategori

Öküz

8 Mayıs 2007

okunmaya değer bi edebiyat dergisi.

Öküz

25 Ocak 2007

 DERGİ
 

Oylum Gölbaşı

Öküz 5 Yaşında
Edebiyat dergileri içinde farklı bir soluk. ‘Nezih ve steril’ olmayan, hayatı ‘damardan’ yakalamaya uğraşan bir dergi. Fazıl Hüsnü Dağlarca’yla hayat kadını Mehtap Kandemir’i, Ece Ayhan’la Sokak Mobilyaları’nı ve belki asla bir araya gelemeyecek insanları sayfalarında birleştiren bir dergi; Öküz. Beşinci yılına girdiği günlerde Öküz’ü Genel Yayın Yönetmeni Metin Üstündağ’a sorduk.

Öküz dergisi yayın hayatına ne zaman başladı?
1996 Mayıs’ında çıktı. Böyle bir dergi çıkarma fikri çok uzun zamandır aklımdaydı. Öküz’ün kuluçka devri 6-7 sene sürdü. Benim alanım mizah. Türkiye’de mizah ve edebiyatın iki ayrı alan gibi algılanmasından rahatsızlık duyuyordum. Edebiyat dergilerinde mizah yazılarına, mizah dergilerinde de edebiyat yazılarına yer verilmiyordu. Ben, bu ayrılığa son verip iki alanı kaynaştırmaya çalıştım.
Öküz önceleri haftalık yayımlanırken sonradan aylık yayımlanmaya başladı. Bunun nedeni neydi?
Dergi yayın hayatına girdiğinde umduğumuzun çok üstünde bir katılım gerçekleşti. Bu yoğun tempoya hem teknik hem de güç olarak yetememeye başladık. Benim için de çok yorucuydu. Bu nedenlerden dolayı 34 sayı haftalık yayınlandıktan sonra aylık çıkarmaya karar verdik.
Neden ‘Öküz’?
İsim için üç alternatif vardı. Aşure, Öküz ve Yamalı Bohça. Bu üçü de imge olarak Türkiye’deki hayatı, Türk insanının zihniyetini, algılama biçimini, hayatının ritmini özetleyecek şeyler gibi geldi bize. Ama sonunda Öküz isminde karar kıldık. Öte yandan öküz, çok şeyi hak ettiği halde aşağılanan, gamlı, mahzun bir hayvan, bir o kadar da kaba ve hantal. Edebiyat ise çok ince, zarif bir uğraş. Ne yapmak istediğimiz daha derginin ismini görünce anlaşılsın istedik.
Bu isim nedeniyle eleştiri aldınız mı?
İsim, edebiyat dünyasında infial yarattı. ‘Nasıl edebiyat gibi ince, nazik bir uğraşın ürünlerinin yer alacağı dergiye Öküz gibi kaba saba bir hayvanın adı uygun görülebilir?’ dendi. Bu yüzeysel tepkiden edebiyat dünyasının bir bölümünün balon olduğunu görüyorsunuz. Bir yandan postmodernizm, oryantalizm gibi konular tartışılırken öte yandan bir derginin ismi tartışılıyor. Sonuçta bu isim yan yana gelmiş dört harften ibaret ve giderek dergi isiminden soyutlanıyor. O, içeriğiyle dolan bir şey. Bir süre sonra içerik ismi belirler ve başka bir şey olur. Bu yüzden derginin isminin bu kadar tartışılması anlamsız.
….
Öküz nasıl bir dergi?
Okumanın da hava gibi, su gibi, yemek, içmek, sevişmek gibi bir zaruret olduğunu göstermeye, biraz tiryakilik yaratmaya çalışan bir dergi. Okuldakilerin değil de okulu kıranların, işi asanların, hayatı ti’ye alanların dergisi olmak yolunda. Yüksek not almak için çalışan ineklerin değil de öküzlerin dergisi.
  ( http://www.beyoglu.net/mayis/metust.htm )