Tanışma

Değerli ziyaretçilerimiz,

Bugüne kadar kültürümüzün önemli bir parçası olan “öküz” ile ilgili bilgiler biraraya toplanmamıştır. Burada sizlerin de katkılarıyla öküz bilgisinin farklı boyutlarını toplamaya çalışacağım. Elinizde bulunan belge ve bilgileri sayfamıza eklerseniz sevinirim. Bu vesileyle hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Arslan Küçükyıldız

akucukyildiz@yahoo.co.uk

Bir Yanıt “Tanışma”

  1. Çetin ÖZDEMİR Diyor ki:

    Sayın Arslan Küçükyıldız, çalışmalarınızdan ötürü sizi kutluyorum. Büyük emek vermişsiniz. Zannedersem, bittiğinde eseriniz edebiyatımızda hak ettiği yeri alacaktır. Eğer uygun görürseniz aşağıdaki şiirimi kaynak göstererek, rahatlıkla kullanabilirsiniz. Esen kalın.

    ÖKÜZ AHMET

    Ahmet diye biri yaşardı köyün birinde.

    Bir öküzü vardı Ahmet’in,

    Çalışırdı saban önünde.

    Par par parlardı iki gözü,

    Bakana parmak ısırtırdı

    Ahmet’in öküzü!..

    Tarlaları o sürerdi,

    Zahireyi değirmene götürürdü,

    Dinç, iri bir öküzdü.

    Gün geldi ayakta uyur oldu;

    Bir öğle karanlığında

    Uzun uzun esnedi durdu.

    Acaba dedi Ahmet:

    /Fukara çok mu yoruldu?/

    Yemeden, içmeden kesildi hayvan;

    Bakar oldu yemlere, yavan yavan!

    Komşular:

    /Nazar deymiş,/ dediler.

    Zavallıyı düşünceli ettiler.

    Sordu akıllı bildiğine,

    Çaresi nedir diye.

    Dediler:

    /Kurşun döktür,

    Okut nefesli birine./

    Kalktı sabah ezanında

    Üç hocaya okuttu,

    Aradan üç gün geçti,

    Öküzü ölü buldu.

    Ağladı saatlerce Yaradan can versin diye,

    Öküz başını kaldırıp

    Bakmadı bile!..

    Kış geldi Ahmet öküzsüz,

    Yaz çıktı öküzsüz.

    Ekmek için tarlaları

    Geçti saban önüne;

    Koca gün saban çekti,

    Döndü tarlanın içinde.

    Görenlerin kimi güldü, kimi yandı.

    O günden

    Bu güne,

    Ahmet’in adı,

    Öküz Ahmet kaldı.

    23.08.1973 Cağaloğlu


Yorum Yapın