Hiçbir öküz insan olamaz ama !

15 Nisan 2008
İlter Sağırsoy  e-posta: ilternet@aniden.net 13.04.2008
 
 

Hiçbir öküz insan olamaz ama dileyen her insan öküz olabilir… Bu sözü esas alarak etrafınıza baktığınızda, bu sözü doğru çıkarmaya hevesli, ne kadar insan olduğuna şaşırıyorsunuz. Üstelik de, bunun kariyerle, eğitimle ya cinsiyetle, etnik yapıyla falan hiç de ilgisi yok.

Kayseri Park’ın giriş kapısındaki fotosel ile çalışan dönerli kapıyı gidenler bilir. Siz yaklaştığınızda kapı dönmeye başlar ve siz de yürüyerek girer öbür taraftan çıkarsınız. Bu normal insanlar için. Ama bir de öküz olmaya hevesliler var ki, siz ailenizle tam adım atıp kapıdaki bölmeye girecekken, arkadan biri hızla gelip önünüze geçip durur. Sövsen anlamaz, hayvan çünkü anlasa zaten onu yapmaz. Sövmesen, hanımın yanında karizma çiziliyor. Allahtan benim hanım bu konularda beni sürekli frenler de, başım pek belaya girmez. Ama bu tip insanlara en büyük cezayı verir onları Allaha ve kendine havale ederim.

Araç sürerek veya yaya olarak trafik akışı içinde bulunan “insan görünümlü öküzler” ile de hergün karşılaşıyoruz. Aniden önünüze atlayan yayalar ile, yine yayalara yeşil yandığını göre göre öküz gibi üzerine, üzerinize araç sürenler. Üstelik, bu söylediklerimin çoğu da kravat takıyor. Tabii bu tip insanlardaki kravatın adı da doğal olarak “medeniyet yularına” dönüyor. Çünkü başka türlü diğer kravat takan insanlara haksızlık olur.

Geçenlerde plakası bende saklı(fotoğraflı) bir resmi aracı, İpeksaray’ın önündeki park yerlerinde beklerken gördüm. Yanında da şoförü bekliyordu. Şoförün bir arkadaşı onu görünce ne yapıyorsun diye hal hatır sordu adam da “bizim müdür alışveriş yapıyor da onu bekliyorum” dedi. Ben de bunu duyunca dayanamadım ve “sizin müdürünüz mesai saati içinde devletin makam aracı ve şoförüyle alışveriş yapmaya utanmıyor mu, hadi utanmıyor Allahtan da mı korkmuyor” dedim. Şoförün utanıp sıkılacağını ve özürleneceğini sanıyordum ama pişkinlik diz boyu mübarek de dedi ki , “ niye utansın utanmıyor.”.. Ben de “belli utanmaz biri olduğu” dedim ve iki kare fotoğrafını çektim. Hani olur ya VALİ ya da Belediye Başkanları falan ilgilenir de isterse diye(sanmıyorum ya).

Sonra adam fotoğrafı çektiğimi görünce,” gazetede mi çıkacak “ diye pişkinliğini sürdürürken yanındaki beni tanıdı ve kulağına bir şeyler söyledi. Bunun ardından da, bu insan görünümündeki varlık “müdür bey kurum için alışveriş yapıyor içerde beyefendi “ dedi.. İşte bu anda gözlerim yaşardı. Zira düşünsenize kurumunu bu kadar seven ve, eksiklerini bizatihi kendisi makam aracı ve şoförüyle almaya gelecek kadar kurumsal sadakat ve de bağlılık esaslı bir “insan”

Beştepeler Mesire yerini biliyorsunuz…Belediye harika bir yer yapmış ve nasıl kullanılacağına ilişkin de yönlendirme oklarıyla vatandaşı bilgilendirmiş. Şurası hayvanat bahçesi, şurası piknik alanı şurası şu burası bu diye… Ve piknik alanı olan bölüme ayrıca bir de mangal yakma yeri koymuş bunun dışındaki alanlara da “burada mangal yakılmaz” diye yazmış, hem de koskocaman. Ama bu öküz olan insanlar burada da sürüler halinde harekete geçmişler ve sanki özellikle yapar gibi de, her “burada mangal yakılmaz” yazısının altına üçer beşer çökmüşler. Ellerinde yelpaze ya da benzeri bir aletle, mangallarını yelliyorlar. Ortalık dumandan geçilmiyor. Belediyenin yazısına uymuş diğer öküz olmak istemeyen insanlardan birkaçı, bu “öküzleri” kibarca uyarmak istiyorsa da, karşı taraftan tam da yapısına uygun öküzce bir böğürme sesiyle karışık bir tepki alıyor. Sonra da gariban insan olmanın cezasını; öküzlükleriyle övünen bu hayvanlar karşısında susup, duman içinde piknik yaparak çekiyor.

Bürokraside “işbitiren” öküzler biraz daha kibar görünümlüler. Bunlar takım elbiseli ve çoğunlukla kravatlı, iyi marka cep telefonları olan öküzün eğitim almış tipleri. Siz ilgili devlet dairesinde bankonun bu tarafında, işinizi çözmek için sıranın size gelmesini beklerken, bu insan görünümlü medeni öküzler, hem yanında oturduğu “cinsdaşı” görevliyi meşgul ederler, hem de bütün pişkinlikleriyle, evraklarını elden takip ettirip, sizden önce işini bitirip giderler. Siz de yine, insan olmanın ve toplum halinde yaşamanın kurallarına uymanın bedelini ödeyerek bu öküzün yaptığı işi normal yollardan saatler harcayarak yaparsınız.

Özellikle hanımlara sorsanız, genç kızlıklarından beri her sokağa çıkışlarında, her direksiyon başına geçişlerinde ya da her fırsat olan ortamlarda, bu “insan görünümündeki öküzlerden” öylesine zarar görmüşlerdir ki.. En azından laf atılmıştır, taciz edilmiştir vs.. Ama çoğu da “aman bir duyan gören olmadı ya boşver” deyip olayı kapatmıştır. Öyle olduğu için de bu öküzler özgürlüklerini doyasıya yaşamayı sürdürmüşlerdir ve hala kanımca sürdürüyorlar da…

Çünkü pek çok yerde köpek giremez, araç giremez, çicekleri koparmayınız ve benzeri uyarı yazıları yazar da “öküz giremez” diye yazmaz. Hoş gerçi bu varlık öküz olduğu için bunu da görse yine girer.. Öküz ya… Bu sözü duyduktan sonra etrafıma başka bir pencereden bakmaya başladım, zira inanılmaz doğru ve her gün defalarca haklılığı teyid edilen bir söz olduğunu gördüm bunun.. Hiçbir öküz insan olamaz ama dileyen her insan öküz olabilir…. Oluyorlar da !

 

Yorum Yapın