Kamboçya’da, trafik kazasında 6 kişinin ölümüne sebep olan inek, gözaltına alındı…
İnek pişman mıdır, diğer inekler ona sahip çıkmış mıdır bilinmez.Belki de Kamboçya’daki bir grup inek, basın açıklaması yapmış, ‘O bizim kardeşimiz, katil dedirtemezsiniz’ demiştir.Bu açıklama yapılmış olsa bile muhtemelen ineklerin kendi aralarında tartıştığı, saman yüzünden aralarında husumet çıktığı düşünülmüş ve dikkate alınmamıştır.Kamboçya, geri ülkeler sıralamasında epeyce mesafe almış bir ülke.Ama adalet tıkır tıkır işliyor.Polis, ineği 4 kez uyarmış.Hangi dilden uyarıldığı konusunda not düşülmemiş, ama ineklerin insanca uyarılardan anlamadığı böylece belgelenmiş.Neticede hayvan bu.Kendi dilinden konuşmadıkça anlamayacak, anlasa da ‘ben hayvanım, bana ne ‘ diyecek…Ama, sadece inek uyarılmamış…Sahibine de defalarca ‘ineğine sahip çık, bak fena olur’ denmiş.Ama ineğin sahibi de inekten farklı değil.‘Benim ineğime katil diyemezsiniz, o benim kardeşim’ demiş.İnek, Kamboçya’da bir karakolda gözaltında şimdi.Muhtemelen kesilerek ‘infaz’ edilecek.Bilinçsiz bir hayvan olan inek, 6 kişinin hayatına mal olmasına rağmen, halen trafikte dolaşmış o güne kadar.Gelelim Türkiye’ye…30 bin kişinin canına kasteden bir inek de besiye çekilmiş durumda hayatının en tatlı, huzurlu günlerini yaşıyor.12 Tane doktoru, geniş bir ahırı, odasında kitapları ve radyosu var.Ara sıra ‘hayvan dostları’ onu ziyarete gidiyor.O da yeni buyruklarını ‘möölüyor’ onlara…Dışarıda trafikte dolaşan, dağlarda otlayan ineklerden çok daha güvende.Arpası önünde, otu dolapta…Dağdaki yaban öküzü arkadaşları da ondan gelen ‘mööleme’lerden feyiz alıyor, ve ‘trafikte dolaşarak’ can almaya devam ediyor.Hayvana hayvan olduğunu bildirmezseniz, kendini insan sanıyor.Yüzüne karşı ‘sen hayvansın, senin dilini bilmem, ama beni nasıl anlayacağını bilirim’ demiyoruz bu yaban öküzlerinin.Ya yaban öküzlerine (ki bunlara metroinek olamayan hayvan da diyebiliriz) çüş diyemiyen bizlere ne demeli?Ya dağdaki yaban öküzlerine ‘kardeşim’ diyenlere ne demeli?Onlara ‘çüş’, bizlere de yuh demeli.Bayramımızı kara getirenlere diyecek başka şey, şehirdeki kardeşlerine okuyacak bela bulamıyorum.Ben sadece kendime diyecek bir şeyler buluyorum.Yuh demeli bana…‘Haram olsun’ demeli…Dağdaki dört tane davarı güdemediğim için, şehire inmiş metro-ineklerine sahip çıkamadığım için ‘yuh’ denmeli.Peki, bu yaban öküzlerinin trafikte geçiş önceliği almasına göz yumanlara ne demeli?Allahım! Senden çok şey istedim ama, onları da sana havale ediyorum.Ben aciz kulun, dört davara, üç yaban öküzüne esir düştüm.Ne olur beni affet.
Arşiv Ekim, 2007
Kamboçyalı inek gözaltında, ya bizimkiler…
11 Ekim 2007ÖKÜZ KÖFTESİ
9 Ekim 2007

Malzemeler:
Dana eti (hiç yağsız)
Nane
Soğan
Un
Tuz
Yumurta 1 adet
Zeytinyağı
Yapılışı:
Dana etini küp küp (çok büyük olmayacak şekilde leblebi-fındık gibi) doğrayın.
İnce ince soğanı doğrayın.
Et ile soğanı karıştırın.
Üzerine arzu ettiğiniz kadar Nane (taze ise ince ince kıyın,kuru nane ise ovalayın.
Arzu eden baharat , nane yerine maydonoz veya dereotu da kullanabilir.)
Biraz tuz ekleyin,
Bütün malzemeyi harmanlayıp iyice karıştırın. 5- 10 dakika dinlendirin.
Sonra un ekleyip karıştırın.
Bir yemek kaşığı zeytin yağı,
Bir yumurta kırıp sarısı ve beyazını koyun, (yağ emmesini önler)
Biraz da su ekleyip iyice karıştırın. Karışım ne çok sıvık ne de katı olacak dikkat edin.
Hamur metal kaşıkla alınıp,bir sallamada kolayca akacak kıvamda olması lazım.
Su yada un ilave ederek ayarlayın.
Karışımı hazırladıktan sonra 5-10 dakika dinlendirin.
Tavaya bol ZEYTİNYAĞI koyarak kızmasını bekleyin.
Yağ kızdıktan sonra bir yemek kaşığı yardımıyla hamurdan alın.
Tavanın dibi kapanıncaya kadar kaşık kaşık,bir birine değecek şekilde koyun .
Her kaşık hamurda bir kaç parça et olmasına dikkat edin.(Sonra lalangı yersiniz
).
Altı pembeleşinceye kadar iyice kızartın.(Maşa ile tutup kaldırıp bakabilirsiniz)
Maşa yardımıyla bir defada çevirip öbür tarafını da pembeleşinceye kadar kızartın.
Bütün kızartmalarda olduğu gibi , kaldırdığınızda tavanın üzerinde biraz bekletip,
yağın süzülmesini sağlayın.
Yanına güzel bir salatayla nefis olur.
Afiyet olsun!!
Sel.
ÖKÜZ VE BOĞA
9 Ekim 2007
Saturday, Mayıs 27, 2006 – Öküz ve BoğaÖküz ve Boğa… Her ikisi de klasik deyimiyle “Erkek Sığır”, ama ne farkı var birbirlerinden?
Önce öküz ve boğa kelimelerin insanlar aleminde ne anlamda kullanıldığına bir bakalım;
Boğa, gücün, kaba gücün ve cinselleğin simgesidir insanlar arasında. Çok cinsel faaliyet içerisinde bulunan erkekler için “boğa gibi herif” deyimi övgü için kullnılır. Gruplar, takımlar ekipler kendilerine hep “boğa” lakabı takarlar; Şikago Boğaları, Kadıköy Boğaları vb.
Ya öküz; kimse üzerine almak istemez bu adı… Kaba, görgüsüz, yeteneksiz ve girişken olmayan insanlara denir başkaları tarafında. Kimse Newyork öküzleri, Beyoğlu Öküzleri diye takım kurup kendilerini o gruba dahil etmek istemez.
Ne farkı vardır? Oysa her ikisi de aynı cinsin aynı türü hayvanlarıdır. Neden aynı cinsin aynı türüne farklı adlar verilmiştir? Neden aynı cinsin aynı türü hayvan insanları hem gururlandırmak hem aşağılamak için sıfat olarak kullanılmıştır?
Öncelikle sözlüklerde (TDK) Öküz için “Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır“, Boğa için ise “Damızlık erkek sığır” tanımları kullanılmakta.
Zavallı öküz, hem cinsel hayatı bitirilmiş, hem de insanların yararına çalışan üretken bir hayvan haline getirilmiş, hem de bunu kendisine yapanlar tarafında aşağılanmış. Ne yapar öküz? Sabah erken kalkar, çifte giter, saban çeker, döven döver, kağnı çeker, yük taşır, kesilir besin olur. Ya boğa ne yapar? Hiç bir şey… Tek faaliyeti inekleri aşmaktır. Öküzden tek farkı yada tek şansı daha danayken iğdiş edilmemiş olmasıdır.
Güce tapan insanlar, asalak, üretken olmayan bir şeyi baş tacı ederken, çalışkan üretken, kendi ihtiyacından daha fazlasını üreten bir şeyi de aşağılamışlardır. Bu sadece öküz boğa ilişkisinde de yoktur. At-Eşek, Tavuk-Horoz gibi daha bir sürü hayvan ikilisinde de vardır.
Ben daha insan yaşamında insanlar arasındakı öküzlük boğalık konusuna girmiyorum bile… Biraz aklı olan hemen çıkarır…
Ne demeli bilmem, son yılların moda sloganıyla tüm alemlerin öküzleri için “Türkiye sizinle gurur duyuyor” mu demeli..?
|
| Yoruhttp://64.233.183.104/search?q=cache:K9BfxG0MKMQJ:blog.wolkanca.com/okuz-ve-boga/+%C3%96k%C3%BCz&hl=tr&ct=clnk&cd=27&gl=trm yaz! |
Pazar, Mayıs 28, 2006 |
| Yazan: kelimeizi |
| yorumun için beynine sağlık. Teşekkür ederim. Burada olduğun ve olduğum sürece de hep ziyaretçin ve arkadaşın olacağım, unutulmaya… Öküz ve Boğa ikilisi. İyi bir konu İkisi de kendileriyle oynana kadar aynılar. Ama birinden daha çok faydalanabilmek için çiftleşme gücüyle özellikle oynanmış. Ama bunun farkında değil. İşte farkında olmayan insanların bu hayvancağıza benzetilmesinin sebebi bence…diğeri de sadece bir tek şey için ihtimam gösterilen bir hayvan, insan benzerleri gibi…birbirlerinden pek de farklı değiller aslında…boğa da tren geçerken durup bakıyordur ama diğeri, yani öküz, sadece çiftleşme gücü olmadığı için kötü imaj simgesi seçilmiş. Yani insanların değer yargılarının kurbanı… |
ÖKÜZ GEĞİRTİSİ
9 Ekim 2007AK PARTİLİ VEKİLDEN ÖKÜZ GEĞİRTİSİ ARAŞTIRMASI!..

Dergide öküz ve ineklerin geğirerek ve gaz çıkararak doğayı kirletmemesi için soya ve yonca ile beslenmesi önerildi.
05 Haziran 2006 Pazartesi 14:14
İBRAHİM KILINÇ
AYDIN – Aydın’ın Nazilli İlçesi’nde bulunan ve yaklaşık 30 bin ortaklı Ör-Koop Dergisi, bu sayısında Fransa’da “Öküzlerin geğirerek doğayı kirletmesi” olayıyla ilgili yapılan bir araştırmaya yer verdi.
Dergide öküz ve ineklerin geğirerek ve gaz çıkararak doğayı kirletmemesi için soya ve yonca ile beslenmesi önerildi.
AK Parti Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk’ün Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı dergide ‘Öküzler Geğirerek Doğayı Kirletiyor’ başlığıyla verilen yazıda, “Fransa’da yapılan araştırmada, büyükbaş hayvanların atmosfer için bir felaket oluşturduğu ve bu ülkedeki 14 petrol rafinesinden daha fazla sera etkisine yol açan gaz saldıkları belirlenmiş. ‘Tarım ve sera etkisine yol açan gazların salınımının azaltılması’ adlı hükümet araştırmasında, büyükbaş hayvanların geğirtileriyle her yıl atmosfere 26 milyon ton ve dışkıları ile de 12 milyon ton sera etkisine yol açan gaz saldığı saptanmış. Fransa’daki 14 petrol rafinerisi ise toplam 13 milyon ton sera etkisine neden olan gazı atmosfere salıyormuş. Yani Fransa’daki 14 petrol rafinerisi, ülkede bulunan yaklaşık 20 milyon büyükbaş hayvan kadar doğayı kirletmiyormuş. Fransa’da hayvanların dışkıları organik gübreye dönüştürülürken, açığa çıkan protoksit da havayı kirletiyormuş. Fransız araştırmalarında, büyükbaş hayvanların geğirti ve gazlarının doğayı daha az zarar vermesi amacıyla besleyici değeri daha fazla, sindirimi kolay ve gaz yapmayan soya veya yonca ile beslenmesi halinde gaz sorunun ortadan kalkacağı bildirilmiş” ifadelerine yer verildi.
AKÜZ ARABASI TİCARETİ
9 Ekim 2007iNTERNET ANSİKLOPEDİSİNDE ÖKÜZ
9 Ekim 2007Sığırlar
Vikipedi, özgür ansiklopedi
|
Sığırlar |
|---|
Bovini
Boselaphini
Strepsicerotini
Sığırlar (Bovinae), memeli hayvanların çift toynaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasına giren bir alt familya.
Çoğunlukla evcil olan, kaba ve hantal yapılı, kuyrukları püsküllü, boynuzlu büyükbaş hayvanlardır. Mideleri dört gözlü olup geviş getirirler. Üst çenelerinde kesici dişleri bulunmaz. Otları alt çenelerinin dişleriyle keserler. Boynuzları daimidir. Kırıldığında bir daha yeniden sürmez. Sığır (Bos taurus), Tibet sığırı (Bos grunniens), banteng (Bos javanicus), yaban sığırı (Bos gaurus) iyi bilinen türleridir.
Sığır kelimesi, halk arasında geniş manada geviş getiren, etinden, sütünden ve hizmet hayvanı olarak faydalanılan büyükbaş evcil hayvanlar için kullanılır. Dar manada ise, evcilleştirilen ve etinden, sütünden veya gücünden faydalanılan ve birçok soyu üretilen evcil boğa (Bos taurus)dır. Sığırın doğumundan altı aylığa kadar olan erkek ve dişi yavrularına buzağı; altı aylıktan bir yıllığa kadar olan erkek hayvana dana; altı aylıktan gebelik dönemine kadar dişilerine düve, erkeğine boğa; inenmişe (burulmuşuna) tosun; yavrulayan dişiye inek; işe koşulan tosuna öküz denir.
Boğa damızlık olarak, öküz ise iş ve besi hayvanı olarak kullanılır. Ortalama 800 kg gelebilen öküz, 4500 kg’lık yükü rahatça çekebilir. Traktörün giremediği yerlerde ziraatın temel direğidir. Sığırların eti ve sütü insan için en iyi bir besin kaynağı olduğu gibi derisinden de gön ve kösele yapılır. Boynuz ve kemikleri sanayide, gübresi tarlalarda kullanılır. Yayıldıkları merayı at, keçi ve koyun gibi kuvvetten düşürmez, düzenli otlayarak bilakis ıslahına sebep olurlar. Tibet‘te olan hörgüçlü ve bol kıllısına Yak veya Tibet öküzü denir. Süt ve eti için ıslah edilmiş birçok sığır soyu vardır.