Hace Ahmed Yesevi”den

9 Mayıs 2007

Hiçbir kimseden ulufe almayan  alnının teri ve elinin emeği ile geçinen, yine zamanın batın ve zahir erbabının en üstünü olan, Türkler arasında Kara Ahmed ünvanıyla anılan Ahmed Yesevi’nin bir öküzü vardı. Bu öküzün sırtına bir heybe atar ve heybeye tahtadan kendi eliyle yaptığı kaşık ve kepçeleri doldurur, öküzü şehrin sokaklarına salardı. Öküz, şehrin sokaklarında sabahtan akşama kadar dolaşır, kaşık ve kepçe almak isteyenler parasını yine heybeye bırakırlardı. Şayet kaşık ve kepçe alıp da parasını vermeyen olursa, öküz o kişinin peşini hiç bırakmazdı. ta ki parasını alıncaya kadar.

www.hbektas.gazi.edu.tr/portal/html/modules.php

Yorum Yapın